Vücuttaki doku ve organların her biri büyük öneme sahiptir ve bunlardan birisi de kardiyovasküler sistemdir.  Egzersiz yapma, kardiyovasküler sistemle karakterize edilmektedir. “Kardiyovasküler sistemin egzersiz sırasında temel görevi çizgili kas dokusunun artan oksijen ihtiyacının karşılanmasına yönelik değişiklikler yapmak, yani, çizgili kas dokusuna gerçekleşen kan akımını artırmaktır” (Uzun, 2016: 48). Kolajenin kardiyovasküler sistemde onarıcı etkilerinin olması, kolajen ve kardiyovasküler sistem ilişkisini önemli bir konuma getirmektedir.

Kolajen yetersizliği kardiyovasküler sistem üzerinde istenmeyen sendromlara neden olabileceği için üzerinde önemle durulması gereken bir konudur (Yalovaç ve Ulusu, 2007: 142). 28 farklı türü bulunan kolajenin vücutta büyük oranda tip 1, tip 2 ve tip 3 kolajen şeklinde yer aldığı bilinmektedir. Tip 3 kolajen, kardiyovasküler sistemin gelişiminde etkin bir şekilde rol almaktadır (Liu vd., 1997: 1856). Bu nedenle kolajen, kardiyovasküler sistemin işlevlerini sağlıklı biçimde yerine getirmesini sağlayan bir protein olarak nitelendirilebilir.

Memelilerde en çok bulunan protein olan kolajen, hücre dışı matrisin ana bileşenidir ve bağ dokusunun ana bileşenidir. Bu lifli proteinin yapısındaki moleküler değişikliklerin istenmeyen yöndeki etkileri, merkezi sinir sistemi, kas-iskelet sistemi ve kardiyovasküler sisteme kadar insan vücudunun birçok sistemini etkileyebilir (Yalovaç ve Ulusu, 2007: 142). Vücutta yeterli miktarda kolajenin bulunmaması durumunda kardiyovasküler sistem de dahil olmak üzere pek çok sistem üzerinde olumsuz etkiler gözlenebilir. Bu ve benzer sorunlarla karşılaşılmaması için kolajen hidrolizatın ek gıda olarak tüketilmesinde fayda vardır.

Kolajen; hipertansiyonu, kalp ritmini ve kan basıncını düzenleyici bir protein niteliği taşımaktadır (Kouguchi vd., 2013: 691). Kardiyovasküler sistem açısından kolajenin bu niteliği önemli bir yere sahiptir. Böylece kolajen damar rahatsızlıklarının yaşanmasını engelleyici bir rol üstlenmektedir.

Kardiyovasküler sisteme bağlı rahatsızlıklar insan hayatı için önemli tehditlerden birisidir ve dünyada ölüme neden olan hastalıklar arasında kardiyovasküler sistem hastalıkları ilk sıralarda yer almaktadır (Habermehl, 2005: 78). Bu sebeple kolajenin kardiyovasküler sisteme yönelik etkilerinin önemi bir kat daha artmaktadır. Kardiyovasküler sistem hastalıklarına yakalanma riskini düşürmek için düzenli biçimde kolajen peptid (hidrolizat) kullanılması önerilmektedir. Çoğunlukla 12 hafta düzenli kullanım sonrasında 4 hafta ara vermek ve sonrasında bu süreci tekrarlamak suretiyle kullanmaya devam edilmesi tavsiye edilir.

KAYNAKÇA

Habermehl, J. (2005). Development and validation of a collagen based scaffold for vascular tissue engineering. Faculte Des Sciences Et De Genie Universite Laval, Quebec.

Kouguchi, T., Ohmori, T., Shimizu, M., Takahata, Y., Maeyama, Y., Suzuki, T., Morimatsu, F. ve Tanabe, S. (2013). Effects of chicken collagen hydrolysate on the circulation system in subjects with mild hypertension Ortadoğu high normal blood pressure. Bioscience Biotechnology and Biochemistry Journal, 77 (4), 691-696.

Liu, X., Wu, H., Byrne, M., Krane, S. ve Jaenisch, R. (1997). Type III collagen is crucial for collagen I fibrillogenesis and for normal cardiovascular development. Proceedings of the National Academy of Sciences, 94, 1852-1856.

Uzun, M. (2016). Kardiyovasküler sistem ve egzersiz. Journal of Cardiovascular Nursing, 7 (2), 48-53.

Yalovaç, A. ve Ulusu, N.N. (2007). Collagen and collagen disorders. FABAD Journal of Pharmaceutical Sciences, 32, 139-144.

* Her hakkı saklıdır. Yazardan yazılı izin almaksızın kaynak gösterilse dahi kısmen veya tamamen yayınlanamaz, çoğaltılamaz.

** Çevre Mühendisi; Sakarya Ünv., MBA; Beykent Ünv.

KARDİYOVASKÜLER SİSTEM VE KOLAJEN

Yazar: Selman ÖZEN **

Soru ve görüşleriniz için: ozenselman@gmail.com